Κυριακή, 4 Σεπτεμβρίου 2011

Gagavuzlar


Gagavuzlar, bilim ve tarih çevresi için en önemli araştırmalardan birini teşkil etmeleri gerekirdi. Bu halk, bir çok halk tarafından, o halka ait bir parça olarak benimsendi. Ve onları benimseyen halklar tarafından, etnik karakter uygulamalarına maruz kaldılar. Bazıarı din birliğine bazıları da etnik birliğe kadar vardılar. Yunanlılar, onların din değiştiren Anadolu Selçuklu Sultanı Keykavus ile Balkanlara göç eden Küçük Asyalı Rumlar olduklarını söylediler. Anadolu’da da Türkçe konuştukları için, Türkçe konuşmaya devam ettiler. Türkler ise başka bir teori geliştirerek onların Ruslar tarafından Hristiyanlaştırılan Gök-Oğuzların çocukları olduklarını söylediler. Ama Türkler başka bir ortak noktaya da sahipler. Çünkü Gagavuzların konuştuğu şive Anadolu Türkleri’ne en yakın şive. Yunanlılar ile Türkler didişedursunlar bu konuda, ama Ruslar boşluğu, Gagavuzlar üzerinde dini bir otorite ile dolduruyorlar. Sanıyorum ki, bir İslam Birliği tamamlama çabalarında olan Türkiye, Gagavuzlarla pek ilgilenmiyor. Yunanistan ise ekonomik sorunlarla boğuşuyorken, Gagavuzları unutmuş gibi. Ayrıca, iki halktan herhangi biri eskiden Gagavuziya’ya verdikleri değeri şimdi vermiyor. Bunun bir sebebi de küreselleşme olabilir. Sonuçta, büyük ihtimalle Gagavuzlara yeni kültürlerini öğretecek olan unsurlar, Rusya ve Rus Kilisesi olacaktır.