Δευτέρα, 10 Ιουνίου 2013

Aziz Nesin'i Anlamak...

Amacım Aziz Nesin olmak değil. Zira o büyük bir düşünürdü. Bense sıradan halktan çıkma sıradan bir insandım ve hala bu çizgimi ısrarla sürdürüyorum. Ben ünlü olup herkesin gözünde yer edebilecek biri degilim. Çünkü günahlarımla,sevaplarımla, doğrularımla, yanlışlarımla ben benim. Aziz Nesin diyordum. Türk milletinin %60'ı aptaldır derken düşüncesi neydi diye çok merak etmişimdir. Ve bu düşünce Yunanistan'da yaşadığım zaman zarfı içinde daha farklı boyutlara ulaştı. Bir zamanlar önünde saygıyla eğildiğim değerleri karşıma alıp diyaloglara girdim. Ve eğitim aldığım bölümün de etkisiyle eleştirdim ve sonunda kendi açımdan halkım hakkında bir sonuca ulaştım... Güya demokratik ve laik olan bir ülkede yani ülkemde bu iki eşsiz değer de zorla yaşatıldı insanlarıma. Benim insanım ne olduğunu bilemedi ama herşeyi bildiğini sanarak kendini avutmaya çalıştı. Güya benim demokratik ve laik insanlarım aslında bu iki terimi de tam anlamıyla anlamadı. Demokrasinin bir yaşam stili olduğunun, sevmediği partiye oy verenlere küfrederken de yaptığının anti-demokratik olduğunun farkında değildi. Deniz Gezmiş sempatizanlığı yaparken Atatürk'ü de unutmuyor, Atatürk'e olan vefa borcunu ödemeye çalışırken aynı zamanda Hoca'nın okuduğu Nisa Suresi'ndeki kadınlardaki adet kısımlarında ağlayıp Atatürk'ün çıkarmış olduğu Tanrı kelimesinin aslında Hristiyanlara ait olduğunu çocuklarına anlatırken gerçekte, gerçekten ne kadar uzak olduğunu bile bilmiyordu. Ama yine de en iyisi O'ydu... Demokrasiyi, laikliği en iyi şekilde o yaşıyordu... Balat ve Fener'e yaptığı her gezide kiliselerin, camilerin ve sinagogların bolluğundan olsa gerek, bu binalarda ibadet edenlerin bir arada armoni içinde ne güzel yaşadığını herkese anlatırken, aslında Ermeni Kilisesi'nde bir avuç insan kaldığının, Rum Kilisesi'nin senelerdir açılmadığının veya Sinagogların sahiplerinin çoktan kaçtığını anlatsan sana; gözüne mi yoksa duyduklarına mı inanacağını ıspat etmeye çalışır. Çelişkiler ülkesidir benim ülkem. Sağ gösterir ama sola göz kırpar. Deniz Gezmiş'in, Atatürk'ün getirmiş olduğu demokrasiyi yıkmak için geldiğini bilmez... Bundan seneler önce bir yemin töreninde türbanlarından yaka paça dışarı atılan Hemşirelik mezunları hanımlar dini bir yönetime sahip olan Yunanistan'da okuyabilirken biz ülkemizin demokrasisine laf ettirmedik! Bundan seneler önce polis tarafından sebepsiz yere öldürülen genç için ses çıkarmayan benim halkım, o çocuktan bir sene sonra aynı şekilde polis tarafından sebepsiz yere öldürülen Yunanlı genç Aleksis için Yunan Konsolosluğunu boyarken kendi insanına değil de başka çocuklara daha iyi ağlayabileceğini gösterme şerefine ulaştı. Çocuk heryerde çocuktur. Türk de olsa Yunan da. Ama sen kendi çocuğuna ağlayamıyorsan Yunanlı çocuğa hiç ağlama! Yunan çocuk için zaten bütün Yunanistan'da gökyüzünden yıldız gibi ateş yağdı... Ama biz zaten Cumhuriyetin başından beri hiç sahip olmadığımız demokrasimizin savaşını verdik dün gece... Bolca göz yaşartıcı bomba ve çelişkilerimizle...